Borsada nasıl para kaybedilir?


“Borsada nasıl para kazanılır?” sorusunun cevabıdır “Borsada nasıl para kaybedilir?” sorusu. Sorunun cevabı soru değildir ama borsada böyledir. Borsada para kaybetmeden kazanamazsınız. Bu, bu kadar açık ve nettir. Tecrübeyle de sabittir, çevremizden duyduğumuz; gördüğümüz de böyledir.

Borsada kaybetmek, acı bir tecrübedir. Hayatınızı derinden etkiler. Psikolojiniz bozulur, aile hayatınız etkilenir. Hele bir de kredi çekip borsaya bulaştıysanız vay halinize. Bazı kendini akıllı zanneden meslektaşım bankacıların, düşük faizli personel kredisi alıp borsada battıklarını yakından gördüm. Yazık. Çok yazık. Bu, kısmen onların suçudur. Kısmen ise Türkiye’de borsa kavramının içinin boş olması sorumludur.

Size bu bloğumda vaktim oldukça borsada başıma gelenleri, başıma gelmemekle birlikte okuduğum ve gördüğüm, yakın çevremdeki insanların da başına gelmiş olaylar üzerinden borsada nasıl para kaybetmemenin mümkün olacağını anlatacağım. Yani size borsada nasıl para kazanılacağını anlatamayacağım üzgünüm. Siz kaybetmemeyi öğrenerek zaten kazanmaya başlayacaksınız. Bunu yapamıyorsanız paranızı vadeliye gömün, borsa size göre değil.

Öncesinde bilmeniz gereken bazı altın kurallar var. Siz şimdi sanıyorsunuz ki borsada bir kağıda örneğin 10 bin lira gömüleyip gözünüzü kapatacak ve belli bir süre sonunda döndüğünüzde paranızı 15 bin lira olarak alacaksınız. Bizim borsamız öyle kırılgan ve öyle bir savaş alanı olmuş ki günü gününe bırakın, anlık bile takip etmediğinizde kaybetmeniz oldukça yüksek bir ihtimaldir.

Teoride borsa, kağıtlarını halka arz eden şirketler için bir finansman kaynağıdır. Teoride borsa ile ilgili yazılı ne varsa hepsini bir unutun gitsin. Gelin burada ilmek ilmek işleyelim Türk borsasını. Gerçekleri bir bir görelim.

Türk Borsası’nın Gerçekleri:

Borsamız maalesef, kağıt üstünde yasalarla korunan ama yasaların uygulanmadığı veya geç uygulandığı bir platform haline gelmiş durumda. Örneğin Insider Trading denen bir kavram var. Yani içeriden öğrenenlerin ticareti. Bir sermaye piyasası suçudur. Halka açılmış bir anonim şirketin, borsa fiyatını etkileyebilecek önemde olumlu veya olumsuz bir bilginin kamuya açıklanmadan önce öğrenilip, ilgili bilginin haksız yere haksız rekabet oluşturularak şekilde ve kendi lehine kullanarak haksız kazanç sağlanması durumunu ifade eder. (1) Çok yakın bir zamanda borsada KLNMA koduyla işlem gören Kalkınma Bankası, bir anda 5 TL’den 60 TL’lere çıktı.  Bunun anlamı bu kağıdı 5 TL’den 1000 tl ile alan adamın 60 tl’de kağıda veda ettiğinde 12 bin küsür lirası olduğudur. Sonrasında kağıt şu aralar bulunduğu 30-33 tl arasına indi. Arkasında 60 TL’den maliyetlenen yatırımcılar dışında Insider Trading kavramını da bıraktı. Konuyla ilgili ne yapıldı, bilemiyorum. Tek bildiğim 1 milyon ile kağıdı uçuran zat-ı muhteremin sadece 22 günde parayı 12 milyon yaptığı.

Borsada yatırım yapan KY dediğimiz Küçük Yatırımcı’nın büyük bir bölümü, halen teknik analiz ve grafik yorumlama bilgisine sahip olmadan ve genellikle Investing veya Twitter gibi platformlarda okuduğu yorumlara bakarak alım satım yapmakta. Ben de bir KY olarak teknik analize yeterince vakıf değilim. Ve bu bloğu yazarken de böyle bir kaygı taşımadığımı fark ettim. Çünkü belki yabancı ülke borsalarında teknik analiz işliyor olabilir ama bizim borsamızdaki kağıtları en az 1 milyon lirası olan spekülatör ve manipülatörler yönlendirdiği için aslında teknik analiz bilmenize de çok gerek yok.

Ben borsaya ilk girdiğimde aldığım yüklü kağıt Aselsan idi. 2017 yılının sonlarıydı. Aselsan uçuyordu. Çok kısa bir sürede 45’lere kadar giden bir yolculuktu. Milyonlarca küçük yatırımcı Aselsan’ın peşinden büyük bir devlet kurumu olduğu için gidiyordu. Ben de bu nedenle dalmıştım. Sonra bizi öyle ters köşe yaptılar ki zararımı çıkarana kadar çok sayıda kağıtta al sat yapmak durumunda kaldım. Benim borsada yediğim ilk kelek, bu ders olmuştu. O gün öğrenmiştim ki bir şirketin başarısı ve ekonomik verileri ile borsada işlem gören kağıtları arasında Türk Borsası’nda bir anlamlı bağlantı yoktu. Şu an ülkemiz savunma sanayiisinde önemli başarılara imza atan şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na ( KAP) haber düşürse bile kağıt çıkmak yerine düşebiliyordu. Burada bir diğer acı gerçeğe geliyoruz: Borsada kote edilmiş kağıtların şirketlerle isim benzerliği dışında alakası yokmuş.

Buna itirazı olabileceklere sözümün devamını getireyim: Türkiye’nin köklü firması Vestel’e bakalım. Geçen sene fiyatları 8-9’larda gezen kağıt, şimdilerde 6-6,2 arasında geziniyor. Elbette ABD ile yaşanan gerilim, papaz krizi vs etkili olmuştur ama borsada işlem gören Vestl kodlu kağıt, aşağılarda sürünüyor.  Bu sadece Vestl için de geçerli değil tabii ki. Daha Petkm ve niceleri var.

Peki neden?  O halde size şuraya kadar yazdıklarımın özetini yazayım:

  1. Bist100’daki hisse ihraçcısı şirketler, borsada işlem gören kağıtlarına sahip çıkmadılar. Aselsan 45’lerden 19’lara inerken bir şirket yetkilisi bile çıkıp açıklama yapmadı veya geri alım yapmadı. Bu örneği, reklamı yapılan Sasa’da da gördük. Bir zamanların hırçın delikanlısı Sasa, 12’lerden şimdilerde 8,80’lerde gezinirken o reklamı çok yapılan sahipleri hisse geri alıp yapmadılar.
  2. Borsamız maalesef robotlarla yürütülüyor. Borsadaki ikinci acı kaybımı LINK Bilgisayar ile yaşadım. Bu kağıtta bir günde 8 bin kaybettim. O akşam evde sinirden ağladığımı hatırlarım. Artık ne olduysa ertesi gün 9 bin kar ederek çıktım ama bir daha da o kağıda bulaşmadım. LINK sonrası bir daha hiçbir kağıda bu kadar yüklü girmedim. Robot denen algoritmalarla bazı hisseler öyle bir SALAKLAŞTIRILIYOR ki tüm gün 0,80-0,81 arasında gidip geliyorlar. Algoritmayı kuran yatırım şirketi veya spekülatör hisse sayıyor. Bunun anlamı, siz aldıkça hisse fiyatının düştüğüdür. Satan olmadıkça kağıtlar düşmeye mahkumdur.
  3. Bir hissenin fiyatı gün içinde %10’dan fazla getiri getirdiğinde Bist 100’ün devre kesici mekanizması devreye girer. Ama uyanıklar bunu delmenin yolunu buldular. Şöyle ki ilk açılışta (09.55-10.00) yüklü alım girerek kağıdın devre kesiciye girmesini önlediler. Bunun acı bir tecrübesini de FLAP Kongre’de yaşadım. Ankara merkezli bu küçük firmanın nasıl borsaya dahil olduğunu halen anlayamamış olmakla birlikte sürü psikolojisine kapılıp bir daire fiyatına parayı nasıl bir arkadaşımın kaybettiğini bloğumda ilerleyen günlerde detaylı olarak anlatacağım.
  4. Investing gibi çoğu popüler hisse yorumlarının yapıldığı sitelerde kağıtların tahta yapıcılarının yani basit anlatımıyla spekülatörlerin yardakçıları tarafından alenen yapılan hisse pazarlamalarıyla kağıtlar uçurulur ve tam karını almayı planladığınız anda sizi ters köşeye yatırırlar. Borsamızda manipülasyon sıktır ama SPK iş işten geçtikten sonra cezalar yağdırmaktadır. Verilen cezalar ise caydırıcılıktan uzaktır. Bunlara da ilerleyen günlerde detaylı gireceğiz.
  5. Düşen kağıtları yani dip yapan kağıtları belirlemek sabır ve zaman gerektirir. Bunun bir örneğini EUKYO’da yaşadım. Birkaç defa taban yaptı, 0,85’lere geldiğinde ‘Buralar diptir’ deyip kağıda girdim. 0,69’ları gördü. Sanırım 3 ay kadar o kağıttan çıkmadım, maliyet düşürmek için alttan alım yapmaya gitmedim. Ta ki ‘Artık bu kağıt yükselir, artık alttan alabilirim.’ deyip ortalamayı düşürene kadar. Sonrasında geçtiğimiz günlerde iyi bir karla çıkmayı bildim. Buradan çıkaracağınız sonuç, sadece fiyatı yükselen kağıtlara değil; fiyatı düşen kağıtlara da odaklanmamamız gerektiğidir. Dip çalışması, biraz zaman alsa da size iyi karlar bırakabilecektir.
  6. Şirket ile ilgili güzel bir haber yayınlandığında KAP’ta, hemen açılışta daha kağıdın hareketini görmeden al emrini sakın girmeyin. Unutmayin ki haberi sadece siz okumuyorsunuz. Sizin kağıda dalacağınızı bilen kalleşleri unutmayın. Bu tür durumlarda dikkat edin, eğer haber düşmeden önce kağıt sebepsiz yere ( KAP’a haber düşmeden) yükselmeye başlamışsa beklenti zaten bitmiştir ve kağıt düşecektir. Bunun iyi bir örneği olarak size EUKYO’yu verebilirim yine. Yakın bir zamanda KAP’ta yayınlanan habere göre şirket sahipleri 4 milyon lotu geri alacaklarını duyurdular. Peki buradaki mantık nedir? KY açısından ‘Hurraaaaaa, kağıt uçacak, saldıralım’; açıklamayı yapan sahipleri açısından ise ‘Kağıdı en düşük fiyattan almalıyım.’ olacaktır. KY yüksek fiyattan kağıdı sahiplenirken şirket hissesi düşmeye devam eder. KY 0,85’ten mallanırken BY ( Büyük yatırımcı) 0,78’lere kadar düşürüp oradan toplar. Ama şu unutulmamalıdır, borsa sabır işidir. Sabreden, bu kağıtta iyi kazanacaktır. O kağıt bir gün paşa paşa çıkmak zorunda kalacaktır. Sabredin, kazanın.
  7. Borsada en nefret ettiğim acı gerçek ise, şirket hisselerinin büyük bir kısmına şirket ortaklarının sahip olması durumudur. Bu durumda karşınızda kağıt fiyatlarını sürekli düşürerek yüzbinlerce yatırımcısını adeta döven patronları bulursunuz. Bu kağıtlarla ilgili yorumları da yakın zamanda detaylandıracağız.
  8. Unutmayın ki borsada her zaman dibin dibi vardır. 26’lardan FLAP alanlar kadar şanssız değiliz ama 16’larda girdiğimiz bu kağıt Aralık 2018 itibariyle 3’lerde. Üstelik 1’lerden 26’lara çıkarken hesap sormayan düzenleyici ve denetleyici organ, CİMER’e yapılan tüm şikayet ve ihbarlara rağmen bu şirkete halen kayıtsız kalmaktadır. Bununla ilgili detaylı bir yazı da ilerleyen zamanlarda burada olacak.
  9. Bugünlük son dersimiz de altın değerinde: Borçla, hele krediyle sakın borsaya girmeyin. Borsada belki vadeli mevduat ile 1 ayda kazanacağınız parayı 1 günde kazanabilirsiniz ama tam tersi de oldukça yüksek bir ihtimaldir. Ayrıca borsaya yatıracağınız para gömü olmalıdır. Uzun süre ihtiyacınız olmayacak para ile yatırım yapın. Aslında yatırım kelimesi, buraya komik düşüyor ama adettendir, yatırım diyelim. Maalesef, borsamız kumar salonundan farksızdır.

Yeni yazılarda görüşebilmek ümidiyle.

Yararlanılan kaynaklar:

  1. paraborsa.net
  2. tuyid.org